Salon, evin en çok bakılan ve en çok yargılanan odasıdır. Misafir orada oturur, aile orada toplanır, televizyon orada açılır. Bu yüzden salon dekorasyonu stilleri arasında seçim yapmak sadece estetik bir karar değil; günlük yaşam biçiminizle ilgili bir karardır. Aşağıda modern, klasik ve bohem tarzları yan yana koyduk. Amaç "hangisi daha güzel" sorusuna cevap vermek değil. Amaç, sizin salonunuzun metrekaresine, ışığına ve alışkanlıklarınıza hangisinin uyduğunu netleştirmek.
Seçim yapmadan önce cevaplayın
Stil kararı, odayı ölçtükten sonra kolaylaşır. Şu üç veriyi yazın:
Metrekare ve tavan yüksekliği: Küçük salonlarda hacimli mobilya boğar.
Doğal ışık yönü: Kuzeye bakan salon soğuk ışık alır, sıcak renk ister.
Kullanım yoğunluğu: Küçük çocuk, evcil hayvan, sık misafir varsa kumaş ve yüzey seçimi değişir.
Bütçe aralığı: Stil değil, malzeme kalitesi bütçeyi belirler.
Kalıcılık beklentisi: 10 yıl mı kullanacaksınız, 3 yılda mı değiştireceksiniz?
Bu cevaplar elinizde olduğunda aşağıdaki üç stil somut hale gelir.
Modern salon: sade çizgi, açık zemin
Modern tarz düz hatlar, az detay ve nötr renk paletiyle çalışır. Mobilyalar alçaktır, ayaklar incedir, gözü yormaz.
Renk: Beyaz, gri, antrasit, açık ahşap tonu. Tek bir vurgu rengi yeterlidir.
Mobilya: Modüler koltuk, cam veya metal sehpa, kapaksız veya gizli kulplu üniteler.
Zemin: Geniş desenli laminat veya büyük ebat seramik. Halı sade dokulu.
Aydınlatma: Spot ve lineer armatür ağırlıklı. Tavan sarkıtı tek noktada.
En güçlü yanı: Küçük ve karanlık salonları büyütür.
Zayıf yanı: Dağınıklığı affetmez. Her eşyanın bir yeri olmalı, bu yüzden depolama planı şart.
Modern tarzı seçeceksen aydınlatma tasarımını mobilyayla aynı anda düşün. Sade odalarda ışık, dekorun yerini alır.
Klasik salon: simetri, ahşap, ağırlık
Klasik tarz simetriye dayanır. Ortada bir merkez vardır; koltuklar, tablolar ve aydınlatma bu merkeze göre dizilir.
Renk: Krem, bej, koyu kahve, bordo, şişe yeşili. Altın veya bronz detaylar.
Mobilya: Masif ahşap iskelet, oymalı detay, kadife veya jakar kumaş.